medyauzmani.com
İfade özgürlüğüne dava açılamaz – Anayurt Gazitsi – Dost Haber

İfade özgürlüğüne dava açılamaz – Anayurt Gazitsi

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından derlenen 2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye, bir önceki yıla göre dört sıra yükselerek 180 ülke arasında 149. sırada yer aldı. TGS’nin hazırladığı raporda, çok sayıda gazetecinin gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hapse atıldığı bildirildi.

İletişim fakültelerinde öğretilir. Gazeteciliğin evrensel kuralları vardır. gazeteci; Halkın doğru bilgi ve bilgi edinme hakkı adına basın özgürlüğünü sadakatle kullanır.

Bu amaçla her türlü sansür ve otosansürle mücadele eder. Gazeteci öncelikle halka ve gerçeğe karşı sorumludur. Gazetecinin görevi gerçeği anlatmaktır. Halkın bilgi edinme hakkının gerçekleşmesidir. Gazetecinin işi gazetecilik yapmaktır. gazeteci; Kamunun bilgi edinme hakkı uyarınca, haber alma, yorum yapma ve eleştirme özgürlüğünü kullanırken, sonuçları ne olursa olsun gerçekleri çarpıtmadan iletmelidir. gazeteci; özellikle barış, demokrasi, hukukun üstünlüğü, laiklik ve insan hakları; İnsanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği ve farklılıklara saygıyı savunur. Gazeteciler mağdurların, zayıfların, yoksulların, marjinalleştirilenlerin ve duyulmayanların sesi olmalıdır.

*

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskıların öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı ve birçoğu tutuklandı.

Demokratik bir toplumda ifade özgürlüğü hayati önem taşır. Çünkü yeni ve farklı fikirlerin ortaya atılmasına, bireylerin bu farklı fikirler arasından seçim yapmasına ve fikirlerinin doğru mu yanlış mı olduğunu test etmesine olanak sağlayan ifade özgürlüğü, aynı zamanda gerçeğin ortaya çıkması ve toplumun kendini geliştirmesi için en etkili araçtır. hakkında daha fazla bilgi edinin.

Başta ifade özgürlüğü olmak üzere diğer temel hak ve özgürlükleri yasaklayan demokratik olmayan toplumların, böyle olmadıkları için bu şekilde davranmalarının en büyük nedeni, toplumun gerçeği öğreneceğinden korkmalarıdır.

*

Ankara’dan Rez’de ilginç bir vakayı takip ediyorum.

Gazeteci Gençağa Karafazlı’yı tanıyorum. Rize’de çalışan önemli gazetecilerden biridir. Aynı zamanda Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti üyesidir. Basın ve ifade özgürlüğü alanında mücadele eden aydınlarımızdandır. Bu yüzden her düşünür gibi zaman zaman bedelini ödüyor.

Rahmetli Mesut Yılmaz’ın eski başbakanlarımızdan Rez’i ziyareti kapsamında birçok kez birlikte çalıştık. Görüşmelerimiz oldu. Buna rağmen, zaman zaman beni ve sütununda yazdıklarımı eleştiriyordu.

Hemşerilerime yaklaşımım şu şekildedir: Genelde eleştiriden ziyade yapıcı, yönlendirici ve ifade edici bir üslup kullanırım, onların fikri ya da partisi ne olursa olsun. Ayrıca yazıyorsak eleştiriye açık olmalıyız. Gülü seviyorsak çatalı tutmalıyız. Bu bağlamda yazılarımda meslektaşım Karavaszlı’ya yöneltilen hiçbir eleştiriye yanıt vermedim. Bilgi edinme veya eleştiri hakkı, demokratik bir toplumun bir gerçeğidir. Eleştirme hakkını kullandı ve ona saygı duyuyorum. Eleştirilerinden bile öğrendim.

*

gelelim konumuza. Gençağa Karafazlı, Rize’de yargılanıyor. Demokratik ülkelerde herkes yargılanabilir. Dosyanın içeriğini bilmiyorum. Hakimlerimizin en doğru ve tarafsız hukuk çerçevesinde karar vermelerini temenni ederim.

Peki, davaya yol açan haberin konusu neydi? Gazeteci Gençağa Karafazlı, Rize Üniversitesi’ndeki kız öğrencilerin taciz iddialarını haber yaptı. Meslektaşımız bir öğretim üyesinin öğrencilerini taciz ettiği iddialarını haber yaptı. Önce haberlere erişim engellendi. Ardından dava açıldı. Bu bir iddia ve önemli bir haberdir. Bahsedilmesi gereken olay budur. Ne yazık ki her işimizde olduğu gibi sorgulanan kimin ne yaptığı değil, kimin gördüğü ve yazdığıdır.

Tecrübeli gazeteci meslektaşımız elinde yeterli bilgi ve belge olmasa böyle bir haber yapmazdı. Taciz olayı olsaydı bu haber için tacize uğrayan öğrencilerin açıklamaları yeterli olurdu. Üniversite yönetimi şunları yapmalıydı: Haberi rapor olarak kabul etmeli, konuyla ilgili soruşturma açmalı, olayı aydınlatmalı ve gereğini yapmalıydı.

Toplumun gerçeği bilmeye hakkı vardır. Basının özgür olmadığı bir ülkede insan hakları ve demokrasi yoktur. Genç ödevini yaptı. Bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın