medyauzmani.com
Eğitimde fırsat eşitliği yok – Anayurt Gazitsi – Dost Haber

Eğitimde fırsat eşitliği yok – Anayurt Gazitsi

Türk Eğitim-Sen, “Eğitimde Fırsat Eşitliği Raporu” başlığı altında 11 bin 342 öğretmenle yaptığı anketin sonuçlarını paylaştı. Rapora göre, öğretmenlerin %69,6’sı okul üniformasını zorunlu kıyafet olarak kabul etmenin öğrencilere fırsat eşitliği sağlayacağına inanırken, %49,2’si fırsat eşitliği sağlamak için uygulanan projeler arasında en faydalısının ücretsiz ders kitabı dağıtılması olduğunu belirtti. Öğretmenlere fırsat eşitliği verilerinin de yer aldığı rapora göre, öğretmenlerin %73,1’i akranlarıyla aynı fırsatlara sahip olmadığını, %75’i ise yönetici olmak için aynı fırsatlara sahip olmadığını söyledi. Öğretmenler, idari işler için eşit şartlar sağlamak amacıyla mülakatın iptal edilmesini ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olmayan yapıların işe alım sürecine katılmasını talep etti.

Türk Eğitim-Sen Eğitimde Fırsat Eşitliği Raporu, hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin fırsat eşitliğine sahip olmadığını ortaya koydu. Eğitimcilerin okul üniformalarının öğrencilere eşit fırsatlar sunduğuna inandığını gösteren rapora göre, araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 56’sı özel eğitim ve rehberlik hizmetlerinin her okulda belirli bir kalite ve standartta verilmediğini, yüzde 71,7’sinin yetersiz olduğunu belirtti. okul bütçeleri, 51,5 Öğrencilerin okula getirdikleri harçlıkların birbirinden farklı olduğu ve yüzde 40,2’si tüm öğrencilerin gezi, piknik, sinema, tiyatro gibi etkinliklere katılamayacağını belirtmiştir.

Ankette öğretmenlere ayrıca eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için Milli Eğitim Bakanlığı’nın ne yapması gerektiği sorulmuştur. Buna göre öğretmenler, eğitim ortamının özel eğitim kurumlarına diğerlerinden daha fazla ihtiyaç duymayacağını açıkça belirtmiş, öğrencilerin becerilerini geliştirebilecek, teknolojik altyapı ve donanımları geliştirerek standartları standartlaştırabilecek, eğitime ayrılan bütçeyi artırabilecek eğitim ortamları oluşturmuşlardır.

Ankette bugüne kadar öğrenciler için fırsat eşitliği odağının ötesine geçilerek öğretmenlerin fırsat eşitliği durumu da incelenmiştir. Buna göre öğretmenlerin %73,1’i eğitim ortamlarında aynı imkanlara sahip olmadıklarını, %75’i ise tüm öğretmenlerin yönetici olmak için aynı imkanlara sahip olmadığını ifade etmiştir. Ankette ayrıca öğretmenlere müdür olarak çalışırken fırsat eşitliğinin sağlanması için yapılması gerekenler sorulmuştur. Öte yandan eğitimciler, liyakate dayalı bir seçim sisteminin olması, mülakatların iptal edilmesi, müdür atama puanlarının amaca göre düzenlenmesi ve herkes tarafından erişilebilir olması ve işe alım sürecine kurul dışı yapıların dahil edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. .

Öğretmenler fırsat eşitliği değil

Öğretmenler proje okullarını seçtiklerinde tüm öğretmenler için fırsatların eşit olmadığı anket sorularını yanıtladılar. Türk Eğitim-Sen raporuna göre öğretmenlerin %81.8’i proje okullarına öğretmen seçilirken tüm öğretmenler için fırsatların eşit olmadığını, %63,7’si öğretmenlik mesleğinin basamaklarının eşitsizliğe neden olduğunu, %63,1’i ise öğretmenlik mesleğinin adımlarının eşitsizliğe neden olduğunu ifade etmiştir. öğretmenler arasında bulunmaktadır. Sürekli ve sözleşmeli ücretli çalışma gibi çeşitli istihdam biçimleri öğrenciler için fırsat eşitsizliği yaratırken, %62,8’i işe alım ve işe alım süreçlerinde tüm öğretmenlerin aynı fırsatlara sahip olmadığını belirtmiştir.

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Ceylan, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için bölgesel farklılıkların tespiti için gerekli özenin gösterilmesi, bölgelerin eğitim haritalarının çıkarılması, tüm okulların ortadan kaldırılarak maddi olarak eşdeğer konuma getirilmesi gerektiğini söyledi. devlet okulları arasındaki fark Özellikle, bölgelerdeki ailelere yönelik bilinçlendirme politikalarının uygulanması ve zorunlu hizmet bölgelerinde öğretmenlere teşvik ikramiyesi veya bölgesel tazminat sağlanması için önerilerde bulundu.

Öğretmenlerin mesleki adımlarının fırsat eşitsizliği yarattığına inandığını vurgulayan Ceylan, 10 yıllık Türkçe eğitimini tamamlayan her öğretmenin uzman, 20 yılını tamamlayan her öğretmenin sınavsız, müdür olması gerektiğini söyledi. Ceylan, “Ortadoğu Yönetim Kurulu başta olmak üzere milletvekillerinden beklediğimiz; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Ekim’de açılmasıyla birlikte meslek hukukunun eksikliklerinin giderilmesi için gerekli adımlar hızla atılıyor” dedi.

940 yöneticiden 829’u aynı sendikaya üye

Açıklamanın ardından Gillan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İdari atamalarda fırsat eşitliğinin sağlanması için Milli Eğitim Bakanlığı dışı yapıların atama sürecine katılımını engellemek için Milli Eğitim Bakanlığı dışı yapıların görüşlerine açıklık getiren Gillan, şunları kaydetti:

Milli Eğitim Bakanlığı geçmişte bazı STK’lar ile işbirliği protokolleri imzalamıştır. değerlerin öğretilmesinde Bunu zamanında söylemiştik. MEB’in hizmeti dışarıdan almasına gerek yoktur. Öğretmenler, çocuklarımıza değerler eğitimi vermek için tutkulu ve niteliklidir. Özellikle yönetici işe alım süreçlerinde dış iskelet olarak tanımladığım grupların müdahalesini görüyoruz. Geçen öğretim yılında bir karar aldık. Türkiye genelindeki 940 proje okulundan 829’unun müdürünün aynı birliğe üye olduğunu tespit ettik. Bu projede okul müdürleri yönetici atama sınavına atanmamaktadır. Milli Eğitim Müdürlüğü öneriyor, Bakanlık Merkez Ajansı görevlendiriyor. Sınav yok. Yönetimin takdirine bağlı olarak atanır. Bu atamaları kim yapıyor? 940 okul müdüründen 829’u aynı sendikaya üye ise sendika üye olmuş demektir.”

“Öğrenciler müşteri değildir ve öğretmen bir yazar değildir.”

Gillan, özel okul öğretmenlerinin talepleriyle ilgili soruyu şu şekilde yanıtladı:

“Öğretmen öğretmendir. Kamuda da, özelde de çalışsın öğretmen öğretmendir. Türk Eğitim-Sen’in yıllardır talebi şudur: Bunu da toplu pazarlık masasına getireceğiz. Özelde meslektaşlarımız diyoruz. Okullar da çalışan meslektaşlarımızla aynı özlük ve mali haklara sahip olmalıdır. Kamuda da öyle şeyler duyuyoruz ki, Türkiye’nin her yerinde zincirleri olan bazı özel okullar, öğretmenlerimizi asgari ücrete alıyorlar, kağıt üzerinde asgari ücret bile veriyorlar ve bazılarını geri alıyorlar. Bu ayıp, çirkinlik.Dükkan değil okuldur.Yapamaz Özel okul sahipleri ve yöneticilerinin işletme mantığına yaklaşması için Veliler müşteri değil, öğretmenler memur değil Özel okul öğretmenlerinin kişisel olması gerekir. ve mesleğe, öğretmenlik onuruna ve onuruna yakışır maddi ve manevi haklar Çalışma Bakanlığı başta olmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere özel okulları mutlaka denetlemeli ve orada çalışan arkadaşlarımızın da arkadaşlarımızla aynı özlük ve maddi haklara sahip olmalarını sağlamalısınız. kamuda çalışıyor.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın