medyauzmani.com
Ahmed Akın ‘Tedbir alınmazsa kaldırma devam edecek’ – Dost Haber

Ahmed Akın ‘Tedbir alınmazsa kaldırma devam edecek’

Stratejik rezerv yok, önlem yok

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası petrol fiyatlarındaki artışın ülkemizdeki pompa fiyatlarındaki günlük artışa yansımasına ilişkin bir rapor hazırladı. CHP Akın’ın araştırması özetle şöyle:

Noel’den bu yana 25 zam: Döviz kurundaki değer kaybına rağmen hükümet, akaryakıt ürünlerinden düşmek yerine özel tüketim vergisinin payını artırmayı tercih etti. Bu, petrol fiyatındaki veya döviz kurundaki her artışın doğrudan pompaya yansımasına neden oldu. Sadece 1 Ocak’tan bu yana akaryakıt ürünleri toplamda 25 kat arttı. Yani 1 Ocak’tan bu yana geçen 65 günde akaryakıt ürünleri ortalama 3 günde bir arttı.

Ekonomi değil, akaryakıt artışı: Türkiye’de ekonominin uçacağı vaadiyle hayata geçirilen cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin resmen başladığı Temmuz 2018’de benzin 6 liradan litre 28 kuruşa, motorine de satıldı. 74 sent için 5 lira. Sadece yılbaşından 8 Mart 2022’ye kadar geçen 64 günde benzin litresine 7 lira 53 kuruş, mazot litresine 8 lira 87 lira ve 2 lira zam yapıldı. LPG litresi başına 42 kuruş. Bu bile tek başına ülkemizin iki ay önce yaşadığı krizi gösteriyor ama hükümetin herhangi bir adım atmadığını gösteriyor.

Depo 1000 liraya kadar doldu: Yukarıdaki zamların ardından eskiden benzinli araçların 50 litrelik depoyu doldurması için 650 TL olan depo, iki ayda 940 TL’ye kadar dolmaya başladı. Dizel aracın deposu 640 lira iken iki ayda 995 liraya kadar dolmaya başladı. LPG kullanan bir otomobilin depo hacmi 450 lira iken iki ayda 540 liraya kadar dolmaya başladı. Yani araçların depolarına 1000 lira bazında benzin ve motorin dolduruluyor.

LIRA’daki değer kaybı değerlenmeyi artırıyor: Akaryakıt ürünlerindeki artışların nedeni, Brent petrolündeki artış ve döviz kurunun değerlenmesidir. 2012-2014 yılları arasında Brent petrol fiyatlarının 110 ile 120 dolar arasında değiştiği göz önüne alındığında, fiyat artışının tek nedeni küresel fiyatlardaki artış değil. Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının yüksek olmasının nedeni, Türk lirasının döviz kuru karşısında değer kaybetmesinden kaynaklanmaktadır.

KDV düşürülmeli, ÖTV’deki artış karşılanmalı: tüm sektörler akaryakıt ürünlerinin daha yüksek fiyatlarına tepki gösteriyor. Artan akaryakıt fiyatları, başta ulaşım ve haberleşme olmak üzere maliyetleri artıracağından enflasyon olarak vatandaşlara da yansıyacaktır. Akaryakıt ürünlerindeki artışların pompa fiyatlarına yansımaması için KDV ve KDV’den karşılanması gerekmektedir. Artışların katma değer vergisinden karşılanması ve katma değer vergisi oranının yüzde 1’e indirilmesi vatandaşa daha az yük binmesi anlamına gelecektir. Devletin akaryakıt rezervi olmaması ve olası bir krize karşı önlem almaması nedeniyle krizin maliyeti pompa fiyatları üzerinden doğrudan vatandaşa yansıyor.

Tedbir alınmazsa artışlar durmayacak: Hükümet önlem almazsa akaryakıt ürünlerinde art arda artışların devam edeceği açık. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle akaryakıt ürünlerinin fiyatını belirleyen Brent petrolün fiyatı 80 dolardan 130 dolara yükseldi. Dolayısıyla Brent petrolünde yükseliş eğilimi devam ettiği ve döviz kuru yükselmeye devam ettiği sürece akaryakıt ürünleri artmaya devam edecek. Bu kapsamda 9 Mart’tan itibaren motorin ve benzinde ciddi bir artış bekleyen sektör kaynakları, düşüş olmazsa önümüzdeki hafta tekrar yükseliş ihtimalini dile getiriyor.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın